31 Mart 2013 Pazar

The Balm Shady Lady Far Paleti

The Balm'ın muhteşem ambalajlarına bayılmayanınız yoktur eminim.Almayacak olsanız bile The Balm standının karşısına geçip izlemek ve incelemek keyif veriyor insana.Kalitesine göre uygun bulduğum fiyatları da cabası.
Zaten leopar hastasıyım,Gratiste gezinirken bunu görünce elime almadan edemedim.Açıp renklerle karşılaştığım ansa onu almaya karar verdiğim an oldu:) Farklı ambalajlarda farklı renk serileriyle her zevke hitap eden ürünün bu tonları günlük makyaj için ideal.Renklerin şirin mi şirin isimleriyse şu şekilde:
1-Caught in the act courtney
2-shameless shana
3-luscious lani
4-jealous jordana
5-risque renee
6-curvy cami
7-jet setting jennifer
8-all about alex
9-easy wheezie



Gördüğünüz gibi 3 ve 7 neredeyse görünmüyor.Aydınlatma için kullanılabilecek renkler.Burada renkler baz üzerine uygulanmadığı için daha soluk görünümdeler.Baz üzerinde çok daha canlı ve yoğunlar.Renk pigmentasyonu güzel,fırçayla iki,aplikatörle bir sürüşte yoğun bir renk elde edilebiliyor.Aplikatörle çok koyu oluyor ben tercih etmiyorum fırça daha doğal ve homojen bir görünüm sağlıyor.Çantada taşımaya elverişli ambalajı ayna da içeriyor memnun kalacağınıza eminim.Ben geçen sene aldığımda 60 tl idi.
The Balm'ın diğer ürünleriyle ilgili tecrübelerim yakında sizlerle olacak..

Garnier BB Krem



Garnier'in ilk reklam furyasının ardından koşup almıştım.Çünkü yüzünde bütün gün fondötenin ağırlığıyla dolaşmayı sevmeyen ben sivilce lekelerimi azaltacak ve kalıp gibi durmayacak doğal görünümlü bir ürün istiyordum.Renkli nemlendiricileri sevmiyorum çünkü benim için fondöten sürmekten farksızlar.Üstelik güneş koruma faktörü içermesi ve doğal görünüm iddiaları beni cezbetmişti.Testerdan anlaşıldığı kadarıyla da light tonu bana tam uymuştu.Ama eve gelip bütün yüzüme uygulayınca pişman olmadım desem yalan olur.Beklentimi çok yüksek tutmuşum sanırım ondan.Güzel,fena değil,ciltte dağılımı rahat,kapatıcılığı beklediğim düzeyde ama fondötenin ağırlık hissini aynen yaşadım.Üstelik zaten karma/yağlı bir cildim olduğu için iyice parladı yüzüm.Üstüne pudra uygulamak zorunda kalınca da ne gerek var buna köpük fondötenim de aynı etkiyi sağlıyor dedim.Taa yazın aldığım kremi ya 3 ya 4 kere kullanmışımdır.Ama kuru ciltler için doğru bir seçim olduğunu düşünüyorum.Renk açısından da bir artısı,geniş bir kitleye hitap edebilecek pigmentasyona sahip olması.Yani çok açık tenli değilim,sarı-buğday tonundaki ten rengime rağmen light tonu çok iyi uyum sağladı.Yine de denemeden almayın.Şimdi sırada yeni ürünü olan karma/yağlı cilt için ürettikleri BB kremi denemek var.Hala umutluyum.

30 Mart 2013 Cumartesi

Rapsodi Nailpolish/multivitamin


1) 342
2) 336
3) 349
4) Bu Rapsodi değil.Penti'nin ojesi.Numarası 314. 5e tamamlamak için kullandığım joker oldu:)
5) 343


Anlayacağınız üzere 1 ve 5 arasında bir ton fark var 1 daha turkuaz tonu gibi görünürken 5 saks tonlarından.
Fırçası fena değil,çok zorlamıyor insanı.Ancak oje sürme esnasında çabuk kuruduğundan hızlı olmak gerekiyor.Fiyatları 1-3 lira arası bir şeydi sanırım hatırlayamıyorum.Kolay kolay bozulmuyor ben çok sık oje sürüyor olmama rağmen 2 yıldır bir kuruma bir homojenliğinde bozulma olmadı.Tek kat kullanmanız imkansız çünkü ilk katta homojen değil,fotodakiler çift kat uygulama.Kalıcılık konusunda bir şey söylemem yanlış olur,bir kaç gün sonra bununla ilgili yorumumu editlerim.Nerelerde satılıyor bilmiyorum ama ben Beşiktaş çarşının içinden Ihlamurdere caddesine çıktığım yerlerde bir bijuteriden almıştım.
Sorularınız olursa cevaplamaya çalışırım.Sağlıcakla kalın..

Edit:Neredeyse 1 hafta olacak,ellerim her gün defalarca suyun içine girip çıkmasına rağmen yeni yeni bozulmaya başladılar ki bu benim için kalıcılık konusunda başarılı olduğu anlamına gelir:)



Oje..

            Oje meselesi makyaj bloglarının neredeyse olmazsa olmazı:) Ben geri kalır mıyım.Tabi ki hayır.Yüzlerce renk seçeneği,çeşitli fırça özellikleri ve ürün özellikleri gibi konularla ojelerimi markalarına göre ayırıp anlatmaya çalışacağım.Sanırım 100 küsür ojem var sayısını ben de bilmiyorum sürüp ekledikçe sizlerle birlikte görmüş olurum.Tabi bir yandan da öğrencilikle uğraştığım ve oje sürmek extra boş zaman istediği için(tırnakları benim gibi bombeli olanlar bilirler,oje sürmekten çok badana yapmaya benziyor:)  ) sık sık yerine haftada bir yeni bir grup renk ve markayı paylaşmaya karar verdim:)
            Bir sonraki yazıda ilk beşli Rapsodi'den geliyor..

29 Mart 2013 Cuma

Yağmur Sonrası Toprak;Burberry London



Burberry London.Yine bir indirimde 30 ml'sini oldukça uygun fiyata yakaladığım parfüm.Gerek bloglarda gerek forumlarda rastladığım parfümü bir süredir merak ediyordum.Yağmur sonrası toprak kokusunu andırdığı söyleniyordu ki ben o kokuya aşığım.Üstelik doğadaki böylesi bir kokunun ıslak çiçeklerin sunumunda bir şişeye sığdırılması düşüncesi beni heyecanlandırıyordu.Nerede tam hatırlamıyorum ama bir vatandaş şu şekilde bir yorum yapmıştı"ilkbaharda yağmur sonrası bir çiçek bahçesinde gezindiğinizi ve toprak kokusuyla karışık çiçek kokularının üzerinize sindiğini düşünün".Parfüm elime geçtikten sonra bu yorumun tam anlamıyla ne kadar da yerinde olduğunu anladım.Gördüğünüz üzere markanın ikonu olan kumaşla kaplı sade şişenin içindeki sıvının isminin,havası kapalı yağmurlu Londra caddelerinde dolaşıyormuşsunuz hissini verdiği düşünülürse ne kadar da güzel bir seçim olduğuna katılmamak elde değil.Hayır Londra'ya hiç gitmedim,yağmurlu kapalı bir günündeyse caddelerinde hiç mi hiç dolaşmadım ama hakkında az çok bildiklerim kadarıyla bu parfüm sayesinde gözlerimi kapatarak adeta bir astral seyahate çıktım diyebilirim.Aslında çok farklı bir parfüm değil,her koklayışımda ben bunu bir şeye benzetiyorum dedim durdum ama neye benzediği konusunda en ufak bir fikrim yok.Çiçekli kokuları sevdiğim halde genelde sıradan bulmama ve kokunun bana çok tanıdık gelmesine rağmen yine de farklıydı.Hanımelinin buram buram kullanıldığı açılış romantik ve tanıdık yanı..Toprak kokusunu hissettirense sanırım paçuli ve gül notaları.Kalıcılığı orta düzeyde ..Çok sevdiğim misk kremsi bir bütünlük sağlarken sandal ağacı paçuliyi dengelemiş durumda..Orta notalara doğru ilerledikçe hanımeli bir adım geri çekilerek şakayık ve yaseminin sessiz tatlılığı hükmüne bırakıyor yerini.Genel olarak çok baskın diyebileceğimiz bir nota yok açılıştaki hanımeli hariç.Romantik bir kalpten sonra yine aynı sessizlikte ve romantikçe teni terk eden parfümün, başından sonuna toprak kokusunu barındırması nedeniyle,çok hareketli ve eğlenceli bir günde tercih edilmesi enerjinizi bir tık geriye çekebileceği gibi,yağmurlu ılık havalarda dolaşmayı özlediğiniz her an tercih edilebilir olduğunu da belirterek son cümlelerime geçmek istiyorum.İklimsel etkisi nedeniyle her zaman tercih edeceğim bir parfüm olmamasına rağmen yağmurda dolaşıp ıslanıp sefil olacağıma yağmurda dolaşıyormuş hissi yaşamayı tercih ettiğim zamanlarda benim için dinlendirici oluyor.Burberry'nin sevdiğim bir diğer parfümü Classic'i de bir başka yazıda ele alacağım.Sevgiyle kalın.

Misk'se eğer,benim için Agent Provocateur..


Agent Provocateur.Misk kokusunu ne kadar çok sevdiğimi ve tensel bulduğumu daha önce de belirtmiştim.O yüzden defalarca misk misk diye miske olan zaafımı vurgulayıp durmayacağım.Kesinlikle yapmayacağım bunu.Aman misk canım misk,sen ne güzelsin misk,misk varsa ben de varım demeyeceğim.Canım benim.Neyse giriş yapayım derken bozdum yine devreleri.Ah misk.
Hoş şişesiyle başlayalım.Yumurta şekliyle,romantik tatlı pembe rengiyle ve cazibesini vurgulayan siyah kurdelasıyla simgelediği dişiliği,görüntüsünden daha iyi ifade edebilecek kelimeleri ben bulamadım,bulan olursa saygı duyacağım.İçindeki miskli sıvının kendini gizliyor olmasıysa oldukça merak uyandırıcı.Üstelik bir sürü muhteşem nota içeriyor.Canım misk.Tüm bu özellikler bir arada olur da,önce bir deneyeyim beğenirsem alırım demek haddime mi!Hiç kaçırmadan sipariş ettiğim bu pembe yumurta beni hiç de hayal kırıklığına uğratmadı.Başından sonuna usul usul miskin etkisi altındaki kışkırtıcı kokunun girişi oldukça coşkulu.Baharatların hiyerarşisinde açılan koku kısa sürede manolya ve gülün ferahlığıyla birlikte yumuşamaya başlıyor.Misk her daim.Kesinlikte bir miligram tatlılık yok.Neyse ki yok.Biraz vintage havasının olduğunu ve iyi ki de olduğunu da söylemezsem ayıp olur.Baharatlı açılıştan sonra pudramsı tertemiz bir havaya bürünüşü onu yaz kış gece gündüz giyilebilir yapıyor.Kalıcılık konusunda da bir adım ötede olan muhteşem misk'linin tende oturdukça yumuşamasını sağlayan ylang ylang eser miktarda kullanılmış olacak ki zerre kadar oryantalizm de yok bu parfümde.Ylang ylang kokuyu oryantal ailesine dahil edebilecek bir nota mı emin değilim ama içinde bu notanın olduğu bir çok parfümün oryantal esintiler taşıdığına bizzat şahit oldum.Oryantali de çok kullandım sıkıcı oldu,neyse.Evet oryantal kokuları da severim.Yine dağıldım gitti,Agent Provocateur'den özür dileyerek devam etmek istiyorum.Kokunun zaman geçtikçe derinleşmesi,tenimde kendine nasıl da güzel yer edindiğini düşündürüyor bana.Nice sonra dip notalara geçişini hissetmeye başladıkça bir kez daha aşık oluyorum güzel misk'lime.Herkesin sevemeyeceğini düşündüğüm canımın içi parfüm derinden derinden terk ediyor beni.Kışkırtıcı ve coşkulu başlayan ve usul usul ayrılan bu güzel karışım  hareket ettikçe hissettiğim bir temiz solukla gönlümü çoktan fethetti.Çünkü ve fakat ama hem ayrıca üstelik MİSK.

Yaseminin en güzel yorumu:Jasmin Noir..



Bvlgari Jasmin Noir.Sanırım siyah şişeli parfümlere karşı bir ayrı zaafım var.Çünkü genelde içindeki sıvının zihinde yansıttığı etkiyle çok güzel bağdaşıyor bu güzel siyah şişelerin rengi.Yine çok sevdiğim notaları barındıran bu muazzam sıvı karşısında etkilenmemek elde değil,zira sıradan yasemin parfümlerinden çok farklı.Yasemin notasını çok sevmeme rağmen içine girdiği bir çok parfümü sıradanlaştırdığını düşünüyorum,özellikle bu nota etrafında şekillendirilmiş parfümleri.Bu sıvıysa yasemini çok farklı özümsemiş bir kokuya sahip.Gardenyayla açılış yapan parfümde bu nota o kadar yoğun kullanılmış ki gardenyanın yumuşak kokusu oldukça sert algılanıyor.Kısa sürede etkisini kaybeden keskinlik yumuşacık yasemine bırakıyor kendini,ama buram buram değil de usul usul desek daha doğru olur.Bu noktada dalıveriyorum hayallere..Kesinlikle şişesi gibi karanlık ve derin bulduğum koku karmaşık olmamasına rağmen buğulu bir etki yaratıyor.Niyeyse kendimi Osmanlı devrinde yaşıyormuş gibi hissettiriyor ama aynı zamanda modernlikten de taviz vermiyor.Kesinlikle sıradan ve bayık değil.Bileğimi sık sık burnuma götürürken buluveriyorum kendimi.Yine tensel,yapaylıktan uzak bir parfüm bu.Tam bir "güzel kadın kokusu".Uzun süre orta notalarını koruyan güzel parfüm,bu süre zarfında annemin yanındaymışım tadında bir samimiyet duygusuyla dolduruyor beni,çünkü annemin olmasına ve ona daha çok yakıştığını düşünmeme rağmen Jasmin'in sahipliğini üstlenmekten alıkoyamadım kendimi..Uzun süre dediğim benim için  hakkaten uzun süre,yani öğle saatlerinde giyilen sadece iki fısla geceye kadar etkisini sürdüren yasemin,yerini dip notalara bıraktıktan sonra ikinci uzun süreç de başlamış oluyor.Kesinlikle şekerli diyemeyeceğim hafif tatlımsılık amberden mi yoksa tonka fasülyesinden mi kaynaklanıyor kestiremiyorum ama oldukça tensel bir şekilde sona yaklaştırıyor kokuyu.Gece geç saatlerden öğle saatlerine kadar kalmayı başaran koku paçuli eşliğinde maskulen bir kapanışla veda ediyor.Oldukça şık bestelenen bu değerli sıvı biter bitmez bir yenisini daha almam gerekecek sanırım..

28 Mart 2013 Perşembe

Narciso Rodriguez Musc Collection Intense


En sevdiğim notaları bol bol içeren bu güzel kız Narciso Rodriguez Musc Collection Intense EDP.Ne bunun ne de öteki Narciso'ların kokusunu bilmiyordum oysa ki.Bloglardan takip ettiğim kadarıyla siyah şişeli esrarengiz iksire aşık olacağımdan şüphem yoktu.Hala da yok,zira henüz denemiş değilim.Lakin Musc collection intense'le büyülendim diyebilirim..Son derece modern,tutkulu ve bir o kadar kadınsı bulduğum kokunun sert açılışı karşısında  endişelendim dersem yalan olmaz.Çok sert değil ama sanırım paçuliden kaynaklanan bir keskinlik hissediyorsunuz.Ancak üstünden sadece bir kaç dakika geçtikten sonra etkisi inanılmazdı..Yumuşayan yoğun aroması oldukça doğal bir hal alan parfümün orta ve dip notaları boyunca missler gibi misk kokusu hakim.Miskin parfümün tenle bütünleşmesinde aracı nota olduğunu düşünüyorum.Aslında oldukça anlaşılır bir parfüm,zaten orta ve dip notalar boyunca koku çok değişim göstermiyor.Sıcaklık veren amber oldukça iyi yerleştirilmiş parfüme,sıcacık olmasındansa ılık ılık solunması çok daha şık olmuş.Kışın rahatlıkla kullanılabilecek bu muhteşem parfüm serin ilkbaharda da rahatlıkla tercih edilebilir.Benim biricik Musc Intense'im..

Rimel Sorunu

       Kirpikleriniz ben gibi az,ince,kısa ve inatçıysa doğru ürünü bulmak konusunda en az benim kadar deneyimli olduğunuza eminim.Yine de denediklerimi az çok anlatmaya çalışacağım.Buyrun.
Alix Avien mascara longlash.Klasik fırçalı ama ilginç bularak aldığım bir maskaraydı.çünkü içinde minik minik kazak tüyü gibi tüycükler var,kirpiklere yapışıyormuş ve böylece daha uzun görünüyormuş.Külliyen yalan :)
En azından bende bir işe yaramadı.Çok likit olduğundan kirpiklere yapışmıyor dolayısıyla ne hacim ne uzunluk.

Flormar Maxxl volume lash mascara.Silikon fırçalı bu ekonomik ürün sandığımdan daha kullanışlı çıktı.Silikon fırçayı zaten topaklanmayı önlemek ve tek tek ayırmak anlamında daha başarılı buluyorum.Ayırması ve uzatması fena değil ama hacim konusunda aynı performansı gösteremiyor.Fiyatını karşılıyor diye düşünüyorum.
Max Factor.İkisi de aynı,ama alttaki waterproof.Kullandıklarım arasında en iyileriydi diyebilirim.Çabuk kurumaları dezavantaj yani 6 ay dayanmıyor ama uzatma,tek tek ayırma ve hacim çok başarılı.Bu da silikon fırçalı.

Maybelline.Fiyatları gayet ekonomik,lakin beklentiniz yüksek olmasın.Fena değil ama bu da çabuk kuruyor.Uzatma ve hacim performansı da Flormarla hemen hemen aynı.
Loreal Paris telescopic.Topaklanma yapmayan ve kurumayan güzel bir örnek daha.Uzatması çok başarılı ama hacim için aynı şeyi söyleyemem.Yine de asıl amacınız uzunluksa başarılı bir seçim olacaktır.
Max Factorun başka bir serisi.Bu da oldukça başarılıydı ama ince fırça olduğundan fazlaca hacim verdiğini söyleyemeyeceğim.
Ayrıca Clinique için tıklayın.
Bu arada belirtmeliyim,bu rimellerin tümü aynı seri altında farklı ihtiyaçlara göre seçenekler barındıran ürünler.Ben kıvırma özelliği aramıyordum.Bunlar hacim ve uzunluk üzerine örnekler.Deneme imkanınız varsa denemeden almayın derim.Avonun rimellerinin tamamı hikaye.Uzatma ve hacim vermeyi geçtim,renk vermesi bile oldukça zor olan ürünler.
Özellikle yazın renk renk kirpiklerinizle capcanlı bir makyaj uygulaması için bir de bunlar var:
Bunların koyu mavi ve yeşil olanlarını kullandım.Fiyatları çok uygun ve renkleri inanılmaz güzel :)
Tam olarak vaat ettikleri renkleri yakalıyorsunuz sürünce.Kalıcılar,dolgunluk çok başarılı,uzatma da fena sayılmaz.

27 Mart 2013 Çarşamba

Armani Code



Armani Code.Kadınsı,vanilya tatlılığında ama kesinlikle yapay şekerlikten uzak,ne giyersem giyeyim iki fıs da bunu giyebilirim..İş hayatında,sporda,davette,yaz kış..Çünkü ten kokusu gibi.Doğal..Tertemiz..Açılışta portakal ve yasemin kendini gösteriyor..Zaman geçtikçe portakal daha da belirginleşiyor ve doğal bir tatlılık soluyorum..Turunçgil notalarını fazla heyecanlı ve keskin bulmama rağmen o kadar ayarında kullanılmış ki ilk notadan son notaya kadar ılık ve sakinliğini koruyor..Tam anlamıyla vanilyalı çiçeksi bir güzel..Kalbinde hissedilen bal kapanışa kadar sürüyor.Çiçeksi heyecanı yerine vanilyalı kremsi bir dinginliğe bırakıyor yavaş yavaş tenimden uzaklaşmaya başladığında.Kalıcılığı bir çok parfüme göre iyi.Cildim parfümü fazla tutmaz,o yüzden genelde sabahtan sıktığım parfümü akşama kadar muhafaza ettiğim çok çok nadirdir.Akşama kadar değil belki ama gün ortasına kadar kalıyor kokusu ve hissedilirliğinin azalıp kremsi bir havaya bürünmesi çok daha keyifli geliyor.Şişesi de kokusu kadar zarif.Uzun,incebelli şişenin koyu mavi rengi daha hırçın ve karmaşık bir koku barındırdığı hissini uyandırsa da son derece basit ve etkileyici..Her zaman kullanıp sıkılmak yerine zaman zaman kullanıp özlemeyi tercih ediyorum..

Parfüm Tutkusu..

      İflah olmaz bir parfüm hastası olduğumu belirterek başlamak istiyorum.Fırsat buldukça indirimleri kaçırmayıp parfüm koleksiyonuma bir yenisini eklemek sanırım şu hayatta yapmaktan en çok hoşlandığım şeylerden biri.Eğitimimi bu alanda sürdürmekten ve bütün hayatımı kokularla olan bağımı işe çevirerek geçirmekten büyük haz alırdım eminim..Gelin görün ki bunun için geç kaldığımı düşündüğümden ancak onları alıp yerleştirmek,izlemek,giyinmek ve yenilerini keşfetmek gibi bir parfüm hobisi geliştirmiş bulunmaktayım.Güzel kokulardan herkes hoşlanır,ama güzel kokulara büyük ilgi duymak ve onlarla mücevhermişçesine ilgilenip keyif almak bir aşk sanırım..
     Hiç bir zaman deneyerek ya da denemeden aldığım parfümler beni doyuma ulaştırmadı..Hep daha daha ötesine ulaşmak istedim..Ve hiç bir zaman işte bu benim kokum demedim.Çünkü benim bir tane değil,bir sürü kokum var..Benim kokularım ruh halime,uğraşlarıma,gittiğim yerlere,iklime ve giydiğim kıyafetlere göre çeşit çeşit..Sizlerle paylaşacağım bu güzel cicileri de çıkış tarihi, burunları gibi bilgilerden çok bende uyandırdıkları hisler ve tercihlerim doğrultusunda anlatmaya çalışacağım.Genel zevklerimden bahsedecek olursak,su notalarıyla aram çok iyi değil,unisex kokuları sevmiyorum çünkü,kadına kadın kokusu yakışıyor,erkeğe de erkek kokusu..Oryantal parfümlere ilgim büyük,çiçeksi parfümleri romantik ve sevimli buluyorum,şekerli ve tatlı kokulardan bir kaç istisna dışında hazzetmiyorum,baharatlı,pudramsı,yapay olmayan kokuları şık buluyorum.Koku bulutuyla dolaşmak yerine silajı düşük,yakın mesafeden hissedilen parfümlerin daha hoş olduğu kanısındayım.Yine genel olarak vanilya,yasemin,orkide,misk,amber,deri,gardenya,ylang ylang,sandal ağacı notalarını ayrı bir seviyorum.Meyveli kokuları daha çocuksu,daha genç buluyorum.
     Bu kriterlerim çerçevesinde çeşitli kokuların uyandırdığı hisleri ayrı başlıklarda yazmaya devam edeceğim.Siz de parfüm zaafı olan biriyseniz "Das Pafum(Koku)" filmini mutlaka izlemelisiniz,büyük keyif alırsınız..

Göz Kalemlerim..

      Uygun göz kalemini bulana kadar da harcadığım paranın haddi var hesabı yoktur herhalde :) Lakin kolay değil,yumuşak uygulansın istiyoruz,kaliteli olsun istiyoruz,akmasın bulaşmasın suya dayansın alerji yapmasın ve güzel renk seçenekleri olsun derken eminim çoğunuz bir çok markayı denemişsinizdir.İşte bir kaç tane de benden örnek olsun:

Zengin renk seçeneği ve ürün özelliğiyle kaliteli bir uygulama sağlayan M.A.C ,ürünlerine biçtiği fiyatı kesinlikle hak ediyor.Suya dayanıklı,yumuşak uygulama ve akmaya karşı uzun süre direnim.Kullandığım en başarılı,en akmayan kalemlerden biriydi..

Innova.Uygun fiyatı sebebiyle denemeden almıştım ama kullanmıyorum bile.Öylece duruyor yerinde.Sert bir kere,istediğiniz koyuluğu elde etmek için üç beş kere geçmek zorundasınız bu da gözü acıtıyor.
Fiyatı 10 tl civarında olan bu muhteşem ürün de Pastel Matte serisinden.Çok yumuşak,tek seferde koyu bir uygulama sağlıyor ve bulaşma yapmıyor.
Max Factor de bu konuda oldukça iyi.Yumuşak ve kolay uygulama.Ancak çok dayanıklı değil, bulaşabiliyor.
Clinique.Yine yumuşak ve kalıcı bir kalem.Markanın parfümsüz parabensiz ürünler üretiyor olması da ayrı bir güven duygusu oluşturuyor bende.Dolayısıyla elimdeki bitince tekrar almayı düşünüyorum.

Canım M.A.C'ler..

        Mac ürünlerini üç sene önce tanıdım ve o zamandan beri favorilerim arasında yer alıyor.Profesyonel makyaj alt yapılı olduğundan dolayı her türlü ürününde sınırsız renk seçenekleri sunuyor ve kalitesi su götürmez bir gerçek.Tam bir makyaj cenneti.Yolunuz İstiklal'e düşerse uğramadan geçmeyin derim.


Uzun süre dayanan allıkları çok şirin.Kolay kolay tüketemeyeceğiniz ve gün içinde yüzünüzde dağılma bulaşma yapmayan renklere aşık olabilirsiniz :)Pigmentasyon çok iyi,dikkatli uygulama gerektiriyor.
Göz kalemleri ihtiyacınıza göre çeşit çeşit renk ve özellikte.İnanılmaz yumuşak uygulama sağlıyor ve suya dayanıklı.
Mini mini farları yine yüzlerce renk seçeneğine sahip ve kolay kolay dağılmıyor gözde.Yumuşak uygulaması ile çarpıcı bakışlar elde etmeniz hem çok eğlenceli hem de kolay :)Yine yoğun pigmentasyona sahipler,tozutma derdi yok,ve oldukça bereketli:)
Makyaj fırçaları da oldukça kaliteli.Yumuşacık ve kolay kolay yıpranmıyor.yıkasanız da formunu koruyan fırçalar da çeşit konusunda fazlasıyla zengin.Ben kullanmadım ama çok yakın arkadaşımda vardı bir kaçı.Oldukça sıkılar ve kıl dökme,yamulma gibi bir sorunla karşılaşmayacağınızın garantisi verilir:)Bunu da belirteyim dedim ufacık..

Allıklarım Olmadan Asla..

      Her zaman uzun uzun makyaj yapmaya fırsatımız olmaz.Ama Hiç bir şey sürmeden çıkmayı da sevmeyiz.İşte sıkışık zamanlarımda bile sürmeyi ihmal etmediğim allıklarım..
Clinique.İpeksi ve güzel bir uygulama sağlıyor.Renkleri ve içeriği doğal.Pigmentasyon başarılı.Ambalajı aynalı ve çok şeker.Fırçası da bir çok markanın fırçasından iyi.Her gün sürseniz bile uzun süre dayanıyor.Yine de renk seçeneği olarak Mac'i tercih ediyorum,bitiremeden arkadaşıma verdiğim için maalesef gösteremiyorum.
Avon.Fırçası güzel değil ama renkleri de fena değil.Renk seçeneği sınırlı ve fiyatı da çok uygun.Ama bir daha alacağımı sanmıyorum.Kalıcı değiller,gün içinde tekrar istiyor,tozutmuyor ama ideal görünüm için bir kaç uygulama istiyor.
Avon top allık.Top allık doğal renk tonu yakalamada ideal ama ışıltılı görünüm vermesinden hoşlanmıyorum. Tercihim mat olanlardan yana.Üstelik istenen rengi elde etmek için bir kaç fırça darbesi gerekiyor.
Sheertone blush'larımın renkleri şu şekilde
1-desert rose(bordomsu pembe.dikkatli uygulama gerektiriyor yoksa porselen bebek gibi görünebilirsiniz:) )
2-sincere(nude-bronz tonlarında,son derece doğal bir renk.Görüldüğü üzere atılma kıvamına geldi kullanılmaktan)
3-peaches(tam bir şeftali rengi.yaz-bahar aylarınca çok canlı oluyor,açık tenlilere çok yakışacağını düşünüyorum)


İşte benim canlarım cicilerim.Mac. Yüksek fiyatlarına rağmen inanılmaz çok sayıda renk seçeneği ve güzel dokusu,uzun süre dayanımı sayesinde hep tercihim oldu ve olacak..Pigmentasyon çok iyi,kolayca renk veriyor ve kolay kolay akma dağılma yapmıyor.Kolay kolay bitmiyor.Biri bitmeden birini alıyorum fırsat buldukça:)

Makyaj Temizleme Ürünleri

        Tahmin edersiniz ki bu konuda da arayışlarımı sürdürmekten hiç vazgeçmedim.Kullandığım ürünleri şöyle listeleyebiliriz:
Clinique.Yumuşak uygulama ve uzun süre dayanım.makyajı az miktar ürünle rahatça çıkarabilirsiniz.Yine de çok daha ucuza tercih edeceğim başka ürünler var.


Yves Rocher.Çift fazlı temizleyicileri daha çok seviyorum.Uygulama kolay ve tahriş etmiyor.Alınabilir.
Nivea.Göz makyaj temizleyicier birbirinden çok farklı değiller.Ama yine de uygulama kolaylığı açısından önceki ikisini tercih ederim.İyice çıkarsın diye defalarca silmek durumunda kalıyorsunuz ve göz kenarlarınız tahriş olabiliyor.Üstelik fazlar da birbirine iyi karışmıyor.
Diadermine.Bir kez aldım bir daha da mecbur kalmadıkça almam.Uygulama çok kolay değil.Çift fazlı olmasıyla olmaması arasında bir fark yok.
Neutrogena.Bu da çift fazlı.Diadermine ve Niveaya göre nispeten daha iyi.Daha uzun süre dayanıyor.Ama çok yumuşak bir uygulama sağlamıyor.
Maybelline.Daha önce sıraladıklarımın alayından daha güzel ve çoğundan da ucuz :) Fazlar iyi karışıyor ve yumuşacık bir dokusu var.Biraz yağlı gibi geliyor ama makyajı temizledikten sonra duru suyla yıkarsanız yağ mağ kalmıyor.Genelde bunu tercih ediyorum.Uzun süre dayanması da cabası.
Diadermine temizleme sütü.Ambalaj büyük olduğu için uzun süre dayanıyor ama uygulama biraz meşakkatli.Yüz makyajı için iyi ama göz makyajında tavsiye etmiyorum yoğun kıvamlı olduğu için tahriş ediyor.


Gelelim son buluşuma :) Evde temizleyicim kalmayınca denediğim ve muazzam sonuç aldığım ürünümüz Johnson's baby bebek yağı aloe veralı.


İnanılmaz kolay uygulama,ekonomik fiyat,tahriş etmeyen ve kolay temizleyen yumuşak doku ve uzuuun uzuun süre dayanım :) Biraz yağlı bir his bırakıyor ama uygulamadan sonra duruluyorum geçiyor.

Yeni deneyimlerim olursa mutlaka ekleyeceğim,şimdilik bu kadar..

Clinique

     Gözüm kapalı alabilecek kadar güvendiğim ve verdiğim her kuruşa değdiğini düşündüğüm bir marka Clinique.Öğrenci bütçesini biraz zorladığı doğru ama cildime hiç sorunsuz kabul ettirebiliyor olmak pahalılığını gölgede bırakıyor.Parfümsüz ve oldukça doğal olan içerikleri sayesinde bir çok ürünü kokusuz ve hatta ilacımsı kokuları olan ürünleri bile var ama cilt bakımında aradığımız güzel kokudan çok doğallık ve gözle görülür etkileri değil mi zaten?
     Clinique'ten de bir çok krem ve temizleyici kullandım.
Göz ve dudak makyajı için temizleyici.Yeterince yumuşak azıcık bir miktar bile makyajdan arınmanıza yetiyor.Yine de kullandığım makyaj temizleme ürünleriyle ilgili daha ayrıntılı bilgi bir başka yazıda karşınıza çıkacak.
Yüz temizleme jeli.Bu jelin kokusu pek hoşuma gitmemişti ama uzun süre dayanan yoğun bir yapıda ve yumuşacık temizliyor cildi.
Peeling.Sivilcelerin üzerine uygulamadığınız müddetçe oldukça güzel.Siyah noktaları azaltıyor ve gözenekleri temizliyor.Yine kokusuz ve doğal,ama ben peeling kullanmayı genel olarak sevmiyorum.
Nemlendirici.Bu ürün kuru ciltler için olmasına rağmen cildim soğuktan çok kuruduğunda ya da akşam banyodan sonra sürüyorum ve yağlandırmıyor.sabahsa yumuşacık bir ciltle uyanıyorum.Tamamen kokusuz ve  yumuşak dokulu bir nemlendirici.Yine de yazın İstanbul'un nemli havasında ve gündüz kullanamıyorum.
All about eyes rich göz çevresi nemlendirici.Muhteşem.İpeksi bir uygulama ve yoğun nemlendirme sağlıyor.Kullandığım süreçte göz kapağımdaki bir kaç yağ bezesini de yok etmişti bilmiyorum kremle bir alakası var mı.
Superdefense spf 20 yaşlanma karşıtı göz çevresi bakım kremi.Açık renkli bir nemlendirici ve güneş koruma faktörlü olduğundan gün içinde kullanımı çok güzel.far bazı görevi de görebilir göz kapaklarınız benim gibi düşük değilse:)Ve kolay kolay da bitmiyor.
Allık.Fırçası ve aynalı kutusu çantada taşımaya uygun.Fırçası fena değil,hatta bir çok markanınkinden de iyi.Allıksa ipeksi ve aydınlık bir görünüm veriyor.Allıklarla ilgili başlıkta daha fazlası var..
High Impact maskara.Kirpiklerim uzun ve yoğun olmadığı için doğru rimeli bulmakta çok zorlanıyorum.Belirginleştirmesi fena değil,topaklanma da yapmıyor ancak yoğun kıvamlı olduğundan uzun süre dayanmıyor kuruyor.
Cream Shaper göz kalemi.Bendeki rengi black diamond.Uygulama yumuşak ve kalıcı.Parıltılı.Eyeliner gibi de uygulayabiliyorum.Göz kalemleriyle ilgili ayrıntılı bilgi ilgili başlıkta..

La Roche Posay Effaclar Serisi..

      Roaccutane tedavime kadar kullanmadığım ürün ve ilaç kalmadığını söylemiştim.Hiç birinde göremediğim net sonuçları bu seride yakaladım,lakin güzel etkilerin hepsi kullandığım süre boyunca ortaya çıkıyordu,iki gün kullanmıyım hoop hepsi gelsin geri.Yine de hakkını vermeden geçemeyeceğim.Benim cildimin problemlerini bu muhteşem seriye mal etmek doğru olmaz,o elinden geleni yapmıştı çünkü..
      Evet hala roaccutanedan korktuğum süreçte bir eczacının önerisiyle başladım bu seriyi kullanmaya.Cildim o kadar kolay kabullenmişti ve sevmişti ki kısa sürede sivilcelerim geçti ve yumuşacık yağsız bir güzellik yakalamıştım.Ürünler şunlar:

tek tek açıklamam zor olacaktır çünkü üstünden yıllar geçti hangisini hangi amaçla kullanıyordum hatırlamıyordum ama bildiğimiz klasik sıralamayla cilt temizleme tonik nemlendirme ve sorun odaklı uygulama şeklinde hergün düzenli kullanıyordum.Hepsinin o kadar hafif ve güzel bir kokusu var ki..Özellikle termal suyu ve yağsız nemlendiricisini çok seviyorum.Kesinlikle cildi tıkamadıkları için siyah nokta sivilce ve pütürlerin oluşumuna izin vermediği gibi olanları da yok ederek pürüzsüzleştiriyor.Tabi dediğim gibi kullandığınız sürece her şey çok güzel..Bıraktınız mı külkedisi oluveriyorsunuz..Gerçi şu an ciddi oranda sivilce problemim olmadığı için günlük bakımıma eklesem hiç de fena olmaz..İnternetten indirimli olarak da bulabileceğiniz ürünler bir çok eczanede de mevcut.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...